Gerçek ve Tüzel Kişilerin Vergi Mukimliği

Hizmet

Çifte vergilendirme nedir?

Günümüzde dünya ekonomisinin gelişmesi ve ülkeler arasındaki ekonomik ilişkilerin artması, gerçek ve tüzel kişilere farklı ülkelerde gelir elde etme imkanı sunmaktadır. Bu gelişmeler iş dünyasında sınırların önemini azaltırken, ülkeler hem mukimler hem de mukim olmayan kişiler için kendi vergi mevzuatlarını uygulamaya devam etmektedir.

Vergi mükellefinin faaliyet gösterdiği ülkeler vergi mukimliği kavramını ve mukimlik statüsünü farklı şekilde değerlendiriyorsa, aynı kişi aynı anda iki ülkenin vergi mukimi sayılabilir. Her iki ülke de kendi vergi mukimlerini dünya çapındaki gelirleri üzerinden vergilendiriyorsa, aynı gelir iki kez vergilendirilebilir.

Çifte vergilendirme, bir gerçek veya tüzel kişinin aynı gelirinin, kârının veya mal varlığının iki farklı ülke tarafından vergilendirilmesidir.

Bu sorunun çözümü için ekonomi literatüründe iki temel yöntem belirtilmektedir:

  • uluslararası anlaşmaların imzalanması, yani Double Taxation Agreements (DTA) – Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmaları;
  • ülkelerin kendi iç mevzuatlarında gerekli düzenlemeleri yapması.

Çoğu ülke bu iki yöntemi birlikte uygular.

Uluslararası vergilendirmenin küresel ve bölgesel ilkeleri

Uluslararası ekonomik faaliyetlerin vergilendirilmesi sırasında ülkeler farklı prensiplere dayanan vergi kuralları uygular. Bu prensiplerden bazıları çifte vergilendirmenin önlenmesini amaçlar.

Hem kendi ülkesinde hem de başka ülkelerde faaliyet gösteren kişiler için yalnızca vergi oranlarını bilmek yeterli değildir. Uygulanan vergilendirme prensiplerinin de bilinmesi önemlidir. Çünkü gelirin nasıl vergilendirileceği, kullanılan vergilendirme sistemine göre değişebilir.

Genel olarak ülkelerin vergi sistemleri iki ana gruba ayrılabilir:

  • vergi mukimlerinin dünya genelinde elde ettikleri gelirlerin vergilendirilmesi;
  • hem mukimlerin hem de mukim olmayanların yalnızca ilgili ülke sınırları içindeki kaynaklardan elde ettikleri gelirlerin vergilendirilmesi.

Birinci durumda küresel vergilendirme ilkesi uygulanır. İkinci durumda ise bölgesel vergilendirme ilkesi esas alınır.

Mukim kimdir?

Bir ülkede küresel veya bölgesel vergilendirme sisteminin nasıl uygulandığını bilmek, özellikle yurt dışında iş kurmayı planlayan kişiler için önemlidir. Başka bir ülkede iş kurarken dikkat edilmesi gereken temel konulardan biri, şirketin gelirlerinin nasıl vergilendirileceğini anlamaktır. Mukim kavramı hem küresel hem de bölgesel vergilendirme sistemlerinin temel unsurlarından biridir. Bu nedenle öncelikle hangi gerçek veya tüzel kişilerin mukim olarak kabul edildiğini anlamak gerekir.

Mukimler, genellikle bir ülkede kayıtlı olan veya belirli bir süre boyunca o ülkede yaşayan ve ülkenin mevzuatına tabi olan gerçek veya tüzel kişilerdir.

Mukim olmayanlar ise bir ülkede faaliyet göstermekle birlikte asıl kayıt veya ikamet yeri başka bir ülkede bulunan kişilerdir.

Mukimliğin belirlenmesine ilişkin kriterler ülkeden ülkeye değişebilir. En yaygın kriterler şunlardır:

  • gerçek kişiler için vatandaşlık ve daimi ikamet yeri;
  • tüzel kişiler için şirketin kayıtlı olduğu ülke ve etkin yönetim ile faaliyet merkezinin bulunduğu yer.

“Etkin yönetim ve faaliyet merkezi” kavramı, genel olarak şirketin faaliyetlerinin yönetildiği ve temel yönetim kararlarının alındığı yeri ifade eder.

Vatandaşlık, mukimlik ve vergi mukimliği

Vatandaşlık, genellikle kişi ile devlet arasındaki hukuki bağı ifade eder. Vatandaşlık doğum, soy bağı veya naturalizasyon yoluyla kazanılabilir.

Naturalizasyon, bir ülkeye yasal şekilde giriş yapan, orada kalma izni alan ve belirli bir süre yaşayan kişilere vatandaşlık verilmesi sürecidir.

Vatandaşlık kişiye bazı haklar sağlar. Örneğin:

  • mülk sahibi olmak;
  • sosyal hizmetlerden yararlanmak;
  • pasaport başvurusu yapmak;
  • mevzuatta öngörülen diğer haklardan yararlanmak.

Ancak vatandaşlık, kişinin mutlaka vatandaşı olduğu ülkede yaşaması veya çalışması gerektiği anlamına gelmez. Vatandaşlık genellikle uzun süreli bir statüdür ve sona ermesi kolay değildir.

Bir kişinin ikamet ettiği yer ise genellikle onun nerede yaşadığını ve çalıştığını gösterir. Bu nedenle mukimlik statüsü çoğu zaman kişinin ilgili ülkedeki fiili varlığıyla bağlantılıdır. İnsanlar çoğunlukla vatandaşı oldukları ülkede yaşarlar, ancak vatandaşlık her zaman ikamet yerini belirlemez. Örneğin bir kişi Azerbaycan vatandaşı olabilir, ancak Türkiye’de veya Rusya’da yaşayıp çalışabilir.

Vergi mukimliği veya mali mukimlik ise genellikle kişinin dünya çapında elde ettiği gelir üzerinden vergi ödemekle yükümlü olduğu ülkeyi ifade eder. Vergi mükellefinin belirli bir ülkedeki statüsü o ülkenin iç mevzuatına göre belirlenir.

Her ülke vergi mukimliği için kendi kriterlerini uygulayabilir. Gerçek kişiler genellikle şu durumlarda vergi mukimi sayılır:

  • bir yıl içinde altı ay veya daha uzun süre kaldıkları ülkede;
  • başka ülkelerde altı aydan daha az kalmaları halinde daimi ikamet yerlerinin veya hayati menfaatlerinin merkezinin bulunduğu ülkede.

Uygulanan mevzuata bağlı olarak bir kişi aynı anda birden fazla ülkenin vergi mukimi olabilir. İki ülkede birden vergi mukimi olmanız durumunda, çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları aynı gelirin iki kez vergilendirilmesini önleyebilir. Bu tür durumlarda profesyonel vergi danışmanlığı almak faydalı olabilir.

Danışmanlık için Accounting.Az MMC’nin vergi danışmanlığı hizmetinden yararlanabilirsiniz

Tüzel kişilerin vergi mukimliği

Genellikle bir ülkede o ülkenin mevzuatına göre kurulmuş ve ticari faaliyet yürüten şirket, söz konusu ülkenin vergi mukimi kabul edilir. Bunun yanında birçok ülkenin mevzuatında yabancı bir şirketin vergi mukimliği, şirketin etkin yönetim ve faaliyet merkezinin bulunduğu yere göre de belirlenebilir.

Uygulamada yönetim yeri kriterinin değerlendirilmesi her zaman kolay değildir. Örneğin bu kriterin uzun yıllardır uygulandığı Birleşik Krallık’ta bile bazı durumlarda belirsizlikler yaşanabilmektedir. Bunu 2020 yılında verilen bir mahkeme kararı da göstermektedir.

Bir gerçek veya tüzel kişi aynı anda birden fazla ülkenin vergi mukimi sayılabilir. Çifte vergilendirmeyi önlemeye yönelik uluslararası bir anlaşma, yani DTA bulunmadığında bu durum aynı gelirin iki kez vergilendirilmesine yol açabilir. DTA varsa, anlaşmanın uygulanması açısından kişinin hangi ülkenin mukimi olarak kabul edileceği anlaşmada yer alan kurallara göre belirlenir.

Azerbaycan Cumhuriyeti’nde mukimlik, mukim ve mukim olmayan kişi kavramları ile vergi mukimliği konuları Azerbaycan Cumhuriyeti Vergi Kanunu ile düzenlenmektedir. Bu konu ise bir sonraki yazımızın konusudur.

whatsapp
error: Content is protected !!